M. Selçuk Sümengen Kişisel Sitesi
Müzik Sinema Kitap Oyun Fotoğraf
 |  Animasyon  |  Belgesel  |  İngiliz Sineması  |  İrlanda Sineması  |  Japon Sineması  |  Latin Amerika  |  Mel Brooks Filmleri  |  Romen Sineması  |  Yeni Zellanda  | 
The General (Kod Adı General) (1998)

  5 Eylül - The General
The General (1998)
   Martin Cahill İrlanda'nın başkenti Dublin'de 1994'de IRA tarafından vurulup öldürülene kadar kentin yeraltı suç şebekesinin liderliğini yapmış isim. Lakabı General.
   Filmde onun çocukluğundan başlayarak gerçekleştirdiği soygunlar, bombalamalar gösterilirken, öte yandan da iyi bir aile babası olduğu ve fakir halka karşı Robin Hood'luk yaptığı anlatılıyor.
   Yönetmeni John Boorman, senaryo ise Paul Williams'a ait. Martin Cahill'i Harry Potter'da Deligöz rolünü canlandıran Brendan Gleeson oynuyor, karşısında da polis müfettişi Ned Kenny rolünde Jon Voight yer alıyor. İki usta oyuncu da her şeyiyle rollerinin hakkını veriyorlar.
   Diğer rollerde Adrian Dunbar Cahill'in yakın arkadaşı Noel Curley'i, Maria Doyle Kennedy karısı Frances'i, Angeline Ball'de karısının kız kardeşi Tina'yı canlandırıyor.

   Film 2 saat sürüyor, siyah-beyaz ve renkli iki seçeneği var, ben siyah-beyaz olanı izlemenizi öneririm, gözleriniz daha rahat eder.
   IMDb adresi: imdb.com/title/tt0120706
   İngilizce Wikipedia: en.wikipedia.org/wiki/The_General_(1998_film)



The General (1998)   Yandaki resimden: Ailesi yeni güzel bir ev alması için baskı yapar, 80 bin pound gerekiyordur. Sonunda kabul eder. Ama bir sorun var der karısı; nakit kabul etmiyorlar. Bunun üzerine ertesi gün 80 bini çuvala koyup bankaya girer, herkesin kullandığı veznede şaşkın bakışlar arasında 1 saatte para sayılır, karşılığında imzalı çek alır, bankadan çıkar, yolun karşısındaki karakola ilerlerken iki adamına işaret çakar. Adamları bankaya girer, o da aynı dakikalarda komiserle havadan sudan konuşuyordur. Bir polis kapıdan "karşı bankayı soydular" diye bağırır. Komiser o an anlar, tebrikler der ve çıkar. Sonuçta çeki verip evi almıştır.
   Kullandığı bu karakol yöntemini diğer birçok soygununda da uyguluyor, ayrıca kendisine karşı açılan davaların hepsinden yasalardaki açıkları kullanarak ya da tehditlerle cezasız kurtulmayı başarıyor. Bu da onu kendi insanları arasında daha ünlü bir soyguncu yapıyor.
   John Boorman'ın bu filmi de tıpkı Amerikan Ocean's Eleven ve diğer benzer soygun filmleri gibi Martin Cahill'in iki büyük soygununu ayrıntılı ve keyifli şekilde canlandırıyor. İlki 1983'de O'Connor's Jewellery adlı kuyumcudan 2.55 milyon Euro değerinde altın, elmas ve mücevher çalması, ikincisi de 1986'da Russborough House adlı saraydan dünyanın en değerli tablolarından bazılarını kaçırması.
   Şu Wikipedia adresinde bu soygunlar hakkında daha ayrıntılı bilgi bulunuyor: en.wikipedia.org/wiki/List_of_major_crimes_in_Ireland


   Youtube ve IMDb'de yorumlara bakınca ve "Martin Cahill, My Father" adlı kitabı yazan kızı Frances Cahill adını Google'da aratınca çıkan haberlerde, İrlandalı'ların çoğunluğunun Martin Cahill'in kötü yürekli ve adi bir suçlu olduğunu düşündüğü görülüyor.
   Alttaki videoda gerçek Martin Cahill ile 1988 yılında Today Tonight adlı programın yapımcısı Brendan O'Brien'ın konuşması yer alıyor. Görüntüler hakkında yazılan yorumları okumak için buraya tıklayın.




Filmden sahnelerle oluşturulmuş bir fragman:



   5 Eylül, The General


İletişim